İcra ve İflas Hukuku

Silifke İcra Avukatı Av. Bahar UÇAR İcra ve İflas Hukuku ile ilgili olarak;

İcra ve İflas Hukuku 09.06.1932 kabul tarihli ve 19.06.1932 tarihli ve 2128 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu ile düzenlenmiştir. Devlet kamu alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre prosedür yaparken özel hukuk kişileri ve amme alacağı olarak kabul edilmeyen diğer alacakları için kamu tüzel kişileri de İcra ve İflas Kanununa göre alacaklarını tahsil edebilirler. Elinde bir borç belgesine sahip olan ve hiçbir borç belgesi bulunmayan kişiler kanunun izin verdiği usul ile icra takibi başlatma hakkına sahiptirler.

İcra hukuku içinde belli başlı organlar vardır. Bunlar icra müdürlükleri, iflas müdürlükleri ve icra mahkemeleridir. Avukat ve hukuk büroları da şahıs ve kurumların haklarının temin ve muhafazasında hukuki bilgi ve deneyimini adalet hizmetine ve kişilerin faydalanmasına tahsis ederler.

  • Silifke İcra Avukatı Av.Bahar UÇAR ve Hukuki Danışmanlık Büromuzda İcra Takibi ile ilgili,

İcra Takibi
İcra takibi, alacaklı ya da avukatının Örnek 1 nolu takip isteği ile icra dairesine başvurması ve müracaat harcı, peşin harç ve tebligat masrafları ve sair yerine getirme harçlarının ödenmesi ile başlamaktadır. Takip isteğini alan icra müdürü takip dayanağına ve alacaklının isteğine göre borçluya makul olan icra ya da ödeme emrini düzenler. Her bir takip türü için farklı ödeme ve icra emri, varsa borçlu vekiline, yoksa direkt olarak borçluya tebliğ edilir. Tebliğ üzerine borçlunun süresi içinde dosyaya itiraz etmemesi durumunda ve ödeme süresi geçtikten sonra alacaklı dosyada haciz isteyebilecektir. Bu halde borçlunun bütün mal varlığının haczi ve muhafazası prosedürleri yapılacaktır.

İcra Takip İşlemleri
İcra takip prosedürleri kararın icrasına ve alacağın tahsiline ve dosyanın infazına kadar olan tüm prosedürleri ifade eder.  Haczedilen ve/ya da satılan malın türüne, yaşanan husumetlerin biçimine borçlu tarafın süreci uzatıp istememesine göre bir ( 1 ) günde bitebileceği gibi yılları da bulabilir. İcra dairesinde prosedürler çoğunlukla şikayet edilerek denetlendiği ( Resen Denetim nerdeyse yapılmadığı ) için bir prosedürün hukuka makul yapılmaması durumunda bu aykırılık sebebiyle 2-3 yıl sonra örnek olarak satış aşamasındayken takibin veya ödeme emrinin iptali gibi bir durum yaşanması mümkün olabilir. Bu nedenlerle alacaklı yan yapmış olduğu bütün prosedürleri büyük bir hassas yapmalı ve hukukun kabul ettiği usulle prosedürleri tamamlaması gereklidir. İcra safahatlarını şöyle listeleyebiliriz.

İcra Takip Talebi

Ödeme Ya da İcra Emri

Ödeme Yapılması ( Bu halde İcra İnfazen Kapatılır)

Haciz Aşaması ( Ödeme Yapılmaması Halinde )

İlgilileri Hacizden Haberdar Etme ( 103 Davetiyesi )

Kıymet Takdiri Yapılması

Kıymet Takdirinden İlgilileri Haberdar Etme

Satış Talebi

Satış ve İhale Şartlarının Belirlenmesi

İhale ve Satış

İhalenin Feshi

İhalenin Kesinleşmesi

Mülkiyetin Alıcıya Geçirilmesi

Sıra Cetveli Yapılması

Paranın Alıcıya Ödenmesi

Harçların Alınması

Dosyanın İnfazen Kapatılması

İcra Takibi Başlatılabilen Belgeler
İcra takibi başlatmak için hiç bir belgeye ihtiyacınız olmadığını ilk önce belirtmek gerekir. Fakat bu halde dosyaya itiraz edilmesi durumunda prosedürlere devam edilemeyeceğinden icra takibi başlatmak için en uygun yol alacaklının elindeki en güçlü ve ispat hukuku yönünden en sıhhatli belge ile takip başlatmasıdır. Buna rağmen icra takibinin birçok parametreyi göz önünde bulundurularak takip edilmesi gereken bir süreç olmasından en doğru yol icra avukatı tarafından belirlenmelidir. Borç dayanağına göre takip türleri şöyledir.

A- İlamlı Takipler ( Mahkeme Kararına Davalı

Taşınır Teslimi ya da Taşınmaz Tahliye ya da Teslimi

Çocuk Teslimi Veya Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

Para Borcuna Veya Teminat Verilmesine Dair İlamların İcrası

İpoteğin Paraya Çevrilmesi

Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takip

B- İlamsız Takipler ( Mahkeme Kararı Dışındaki Belgeler)

İlamsız Takipler

Taşınır Rehininin Paraya Çevrilmesi

İpoteğin Paraya Çevrilmesi (Ödeme Emri)

Kambiyo Senetleriyle Haciz Takibi

İflas Yolu ile Adi Takip

Kambiyo Senetleriyle İflas Takibi

Adi Kira ve Hâsılat Kirası

Tahliye

Yetkili İcra Dairesi ve Mahkemeler
Hukuki prosedürler ve davaların tamamı bu prosedürü başlatmaya yetkili ve görevli olan merci ve mahkemelerde açılabilir. Yetkili olmayan bir icra dairesinde takip başlatılması durumunda ödeme emrine itiraz edilmesi ile icra takibi kendiliğinde duracaktır. Diğer hallerde de alacaklı yetkisiz icra dairesinde takip açılması sebebiyle doğan yargılama masrafları ve vekalet ücretlerini borçluya ödemek zorunda kalacaktır.

Yetkili İcra dairesi İcra ve İflas Kanunun 50. Maddesinde yazılı olan “Para ya da teminat borcu için takip konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.” Buna göre para alacaklarında şu icra daireleri yetkilidir.

► Akdin Yapıldığı İcra Dairesi; takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi  takibe yetkilidir. ( İİK 50. )

► Genel yetkili mahkeme; davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ( HMK 6. Madde )

► Davalının çok sayıda olması durumunda yetki; Dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava nedenine göre kanunda, davalıların tamamı ile ilgili ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. ( HMK 7. Madde )

► Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetki; Memur, işçi, öğrenci, asker gibi, bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak alacak ya da taşınır mal davaları için, orada bulunmaları uzunca bir süre devam edebilecekse, bulundukları yer mahkemesi de yetkilidir. ( HMK 8. Madde )

► Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması hâlinde yetki ; “Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar ile ilgili genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutat meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak, diğer özel yetki hâlleri saklı kalmak üzere, malvarlığı haklarına dair dava, uyuşmazlık konusu malvarlığı bulunduğu yerde de açılabilir.” ( HMK 9. Madde )

► Sözleşmeden doğan davalarda yetki; sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. ( HMK 10. Madde )

► Mirastan doğan davalarda yetki;

“(1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi net yetkilidir:

a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras nedeniyle istihkaka dair davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar.
b) Terekenin net paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak bütün davalar.
(2) Terekede bulunan bir mal ile ilgili açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve belirlenmesi zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.

(3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine dair davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.

► Şubeler ve tüzel kişiler ile ilgili davalarda yetki; “Bir şubenin prosedürlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.”

► Sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetki; “Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza ya da niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken ya da şart kılınan taşınıra dairse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen ya da şart kılınmayan bir taşınıra dairse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir. Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının ya da lehtarın leh ya da aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi net yetkilidir. Bu hüküm deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmaz.”

► Haksız fiilden doğan davalarda yetki; “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği ya da zararın meydana geldiği ya da gelme olasılığının bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”

► Yetki sözleşmesi ile Kararlaştırılan Yetkili Yer; “ Tacirler ya da kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş ya da doğabilecek bir uyuşmazlık ile ilgili, bir ya da çok sayıda mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava yalnızca sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.”

Yetkiye İtiraz
Alacaklının yukarıda gösterilen yetkili olmayan icra dairesinde takip başlatıldığı kanaatinde olan borçlu başlatılan icra takibinin türüne göre icra dairesine ya da icra mahkemesine yetkiye itiraz etmelidir. Yetki itirazı esas itirazla beraber yapılır.

İcra Takibine İtiraz
Borçlu tarafına gönderilen icra ya da ödeme emrine karşı borçlu olmadığı, borcun zamanaşımına uğradığı, borcu ödediği, dayanak belge altındaki imzanın kendisine ait olmaması, faizin oranının ve türünün hukuka makul olmaması ve takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılması nedenleriyle takibe ve ödeme emrine karşı yetkili mercide süresi içinde itiraz etmesi gereklidir.

Takip türüne göre itiraz mercileri ve itiraz süreleri farklılık arz etmektedir. İcra dairesine yapılması gereken bir itirazın icra mahkemesine, veya icra mahkemesine yapılması gereken bir itirazın icra dairesine yapılması durumunda ilgili itirazlar geçerli kabul edilmeyecektir.

Bu nedenle hem borçlunun hem de alacaklının yapılan itirazın usule makul olup olmadığı konusunda doğru bir hukuki görüşü bulunmalıdır. Aksi halde borçlu olmadığınız bir tutarı ödemek zorunda kalabilirsiniz.

İtiraz dilekçesinde bulunan her bir kaydın önemi büyüktür. İtiraz dilekçesinde kayıtlar ve itiraz edilirken ileri sürülen beyanlar

İcra Şikayetleri
Borçlu ya da isteği kısmen ve tamamıyla reddedilen, veya hukuka makul olmayan gerekçelerle kısmen kabul edilen alacaklı, süresi içinde icra mahkemesine memur ve müdür prosedürüne şikayet yolu ile itiraz edebilir.

Şikayet süresi kural olarak 7 gündür. Buna karşılık Bir hakkın yerine getirilmemesinden ya da nedensiz sürüncemede bırakılmasından kaynaklı süre sınırlaması olmaksızın şikayet yoluna gidilebilir.

İcra şikayetlerinde kolay yargılama usulü uygulanır ve icra mahkemesi duruşmasız işlerde 10 gün içinde karar vermelidir. Duruşmalı işlerde duruşmalar zorunluluk varsa ve en çok 30 günü geçmemek üzere ertelenebilir.

İcra şikayetleri İcra mahkemelerinde dava açılması biçiminde ikame edilmektedir. Bunun için de diğer dava türlerinde olduğu harç, gider avansı ve bütün deliller davanın başında dilekçeye eklenmelidir. Belli Başlı icra şikayetleri şunlardır.

Takibin İptali Şikayeti

İcra Emrinin İptali Şikayeti

Tebligatın İptali Şikayeti

Ittıla Tarihinin Tespiti Şikayeti

Memur Muamelesini Şikayet

İcra Davası ve Davaları- Silifke İcra Avukatı Av.Bahar Uçar

İcra Davası ve Davaları, icra hukukundan doğan davaları ifade etmek için, bazı durumlarda de yanılgılı olarak icra takibinin kendisini ifade etmek için kullanılmaktadır. İcra Davası ve İcra Davaları alacağın tahsil edilmesi, icra emrinin infaz edilmesi veya ilamda gösterilen hükmün yerine getirilmesi sonucuna ulaşmak için açılan davalardır. Buna karşılık borçlu avukatı olarak takip edilen işlerde borçlunun haklarının korunması için de icra davaları açılmaktadır. Belli başlı İcra davaları şunlardır.

Devlete Tazminat Davası

İhtiyati Haciz Kararı ve Davası

İtirazın Kaldırılması Davası ( Geçici ve Kesin Kaldırılması )

Tahliye Davası

İtirazın İptali Davası

Takibin İptali Davası

Menfi Tespit Davası

İstihkak Davası

İstirdat Davası

Borçtan Kurtulma Davası

İflas Davası

İptal Davası ( Tasarrufun İptali Davası )

Sıra Cetvelinin İptali Davası

İhalenin Feshi Davası

Tazminat Davaları

Haksız İcra Takibi Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

İcra İşlemleri Nedeniyle Devlete Dava
İcra prosedürleri sebebiyle devlete dava açılması mümkün olabilir. İcra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından kaynaklı dava açılması Adalet bakanlığına dava açılabileceği İcra ve İflas Kanununun 5. Maddesinde gösterilmiştir. Bu hükümlere göre devletin zararın ortaya çıkmasında eksikliği olan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davalar adliye mahkemelerinde ( Asliye Hukuk Mahkemelerinde ) görülecektir.

Zamanaşımı süresi, bu hükümler göre açılacak tazminat davaları, zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zararı doğuran eylemin ortaya çıkmasından on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Eylem cezayı gerektiriyorsa, ceza davası için uygulanacak zamanaşımı süresi tazminat davasında da kullanılır.

Silifke İcra Avukatı Av.Bahar Uçar – Haksız İcra Takibi ve Haciz

Haksız icra takibi ve haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası açılmadan önce haksızlığın kimin tarafından yapıldığı ilk önce belirlenmelidir.

Bu saptamadan sonra bir manevi tazminat istemek için şartların bulunup bulunmadığı üzerinde durulacaktır. Yukarıda izah edildiği üzere alacaklıya veya avukatına bir eksiklik izah edilemediği ve icra müdürlüğü personelinin iş ve eylemleri sebebiyle bir zararın doğması durumunda bu zarardan icra ve iflas kanununun 5. maddesi gereğince devlet sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Bu durumu örnek üzerinden değerlendirmemizde fayda görüyoruz. Örneğin borçlu olunmayan bir tutarın takibe konulması durumunda bu durumdan avukatın mı, alacaklının mı, veya icra müdürlüğünün mü sorumlu olduğunu saptamak için, kimin neyi ne kadar bildiği veya bilmesi gerektiği üzerinden değerlendirme yapılması gereklidir.

Haksız icra takibi sebebiyle maddi tazminat, icra takibi sebebiyle uğranılan tüm maddi zararların karşılığı olmak suretiyle hesap edilebilir zararlardır.

Haksız icra takibi sebebiyle manevi tazminat için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra ilgilinin manevi kişisel yetine de zarar verilmesi gereklidir. Yargıtay yalnızca icra takibine geçilmiş olması durumunda manevi tazminata hükmedilmesini hukuka aykırı bulmadığına dair kararları vardır. Buna rağmen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2001/3457 Esas 2001/7134 karar ve 3.7.2001 tarihli kararında “Haksız icra takibi ve haksız haciz yapılması prosedürleri sorumluluk hukuku ilke ve kuralları gereğince haksız eylem niteliğin de olup, maddi ve manevi tazminatı gerektirdiği kabul edilmektedir. Haksız haczin, takibin kişilik hakkına saldırı oluşturduğu da belirgindir” denilmiştir. Buna rağmen haciz yapılmamasına rağmen yalnızca icra takibine geçilmiş olmasının manevi tazminatı gerektirip gerektirmeyeceği konusu ile ilgili içtihat birliği oluşmamıştır. Bu halde dava ve olayın şartlarına göre değerlendirme yapılmalıdır.

Silifke İcra Avukatı Av. Bahar UÇAR, icra takip prosedürlerini baştan sona kadar takip eden ve kararın infazı ve alacağın tahsil edilmesi için bilgi ve emeğini belirli bir ücret karşılığında adaletin hizmetine ve kişilerin faydalanmasına sunan avukatlık dalıdır. En iyi icra avukatı, uzman icra avukatı gibi bir sınıflandırmanın hukuki ve nesnel olmadığını belirtmek isteriz. Buna karşılık icra hukukunu detayları ile bilinmesi bu nitelendirme için doğru kabul edilebilir.

Hukuk sistemimizde bu alanda vatandaşların bir avukat tutma mecburiyetleri bulunmuyorsa da icra ve iflas hukukunun çok detaylı ve dikkat isteyen bir süreç olması sebebiyle uzmanlık istediği göz önünde bulundurularak bir icra avukatı ile çalışmaları büyük önem arz etmektedir. Aksi halde büyük zaman, para ve emek zayiatına nede niyet verebilirler. Konu hakkında görüşmek için Silifke İcra Avukatı Av. Bahar UÇAR ı arayınız